Sosyal medyaya sınırlandırmalar getiren ve veri güvenliğini ihlal ettiği kaydedilen düzenlemeyi Anayasa Mahkemesi’ne taşıyacak.

BirGün’den Hüseyin Şimşek’in haberine göre, CHP’de bu başvuruyu hazırlayan isimler arasında yer alan CHP İstanbul Milletvekili, Anayasa Profesörü İbrahim Kaboğlu, “Tekelleşme ve partizanlık yüzünden görsel ve iletişim araçlarına giriş hakkı bulunmayan yurttaşlar için sosyal medya mecrasının, yeri doldurulamaz” dedi.

Teklifin TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesiyle düşünce ve ifade özgürlüğünün tamamen yitirildiğini ifade eden Kaboğlu, “Açık rejimlerde ahlaki sorun daha azdır, etik değerler daha yüksektir ama otoriter rejimler, totaliter rejimlere doğru kaydıkça toplumda ahlakilik sorunu artar ve ahlaki çöküntü başlar” dedi ve AKP’nin bu çöküntüyü görünmez kılmak istediğini söyledi.

DÜZENLEME SANAL KALIR

Düzenlemenin Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu, Yüksek Mahkeme’nin iptal kararı vermesi gerektiğini dile getiren Kaboğlu, şunları söyledi:

Öngörülen sınırlama ve yasaklar, demokratik toplumu, hak ve özgürlüklerin güvence ölçütü olarak tanıyan Anayasa’nın 13’üncü maddesine aykırıdır. Yasal düzenleme meşru olarak görülse de amaç ve araç arasında adil bir denge bulunmadığından, ölçülü değildir. Düzenleme, Anayasa’nın birçok maddesine olduğu kadar Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin de birçok hükmüne aykırılık içermektedir. Görsel ve işitsel iletişim özgürlüğü, iktidar güdümü ve denetiminde olduğu için, sosyal medya yurttaşların başlıca bilgilenme mecrası. Bu nedenle, geniş kitleler için demokratik toplum, sosyal medyaya sıkışmış durumda. Anayasa’nın demokratik devlet özelliği, Cumhurbaşkanlığı ve Hükümet ile bakanlar kurulu yetkilerinin parti genel başkanının şahsında birleşmiş olması nedeniyle uygulama, demokrasiden hayli uzak. Sanal medyaya sıkıştırılmış özgürlük alanını daha da daraltmayı amaçlayan 7253 Sayılı Yasa’nın kendisi de yapılış tarzı ve bilişim teknolojisindeki ilerlemeler karşısında sanal kalması muhtemel.”