AKP MKYK toplantısı sonrası AKP Sözcüsü Ömer Çelik açıklamalarda bulundu.

Ömer Çelik, AKP’nin baroları bölme operasyonuna yapılan eleştiriler hakkında “Türk siyasi hayatıyla ilgili özel bir wikipedia yapmak lazım. Totaliter zihin diye bir madde açılsa iyi bir örnek olur. Totaliter zihinlerde devletle sivil toplum arasında fark yoktur. Meslek örgütü ile bir modelleme içerisine girilmeye çalışıyor.” ifadelerini kullandı. 

Wikipedia’ya 29 Nisan 2017 tarihinde erişim engeli getirilmiş, Anayasa Mahkemesi’nin kararının ardından site erişime 16 Ocak 2020’de sabah saatlerinde açılmıştı. 

AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in açıklamalarından satır başları:

Bugün Türkiye’nin önemli ilim hazinelerinden Fuat Sezgin hocamızın vefatının ikinci yıl dönümü. Hocamız İslam – bilim tarihini evrensel bir temele oturtmak konusunda çok değerli çalışmalara imza atmıştı. Özellikle bu konuyu, oryantalizmin ve oksidentalizmin ikileminden çıkarma konusunda, şarkiyatçılığın ve garbiyatçılığın indirgemelerinden çıkarma konusunda, evrensel bir temele oturtma konusunda hepimiz için ufuk açıcı çalışmalar yapmıştı. Kendi sahasında halen aşılabilmiş bir bilim adamı değildir. Bir kere daha kendisine rahmet diliyoruz. Çalışmalarının yeni nesiller tarafından iyi değerlendirilmesini, daha ileriye götürülmesini arzu ettiğimizi belirtiyoruz.

KORONAVİRÜSLE MÜCADELE

Salgınla mücadele konusundaki çalışmalar sürüyor. Dünyanın her tarafında her gün yeni bir haber çıkıyor. Bütün bu süre içerisinde bu normalleşme sürecinin pekişmesi ve güçlenmesi için maske, temizlik ve mesafe kuralına iyi uyulması gerektiğini defalarca ifade ettik. Zaman zaman medyaya düşen görüntülerde gördüğümüz gibi bu üçlününün iyi işletilmediği birtakım örnekler görüyoruz. Maalesef maske – mesafe konusunda birtakım yanlış yaklaşımların olduğunu görüyoruz; gerek eğlence maksadıyla, gerek farkında olunmadan bir araya gelinen kalabalıklar vasıtasıyla bu konuda birtakım sıkıntılar var. Normalleşme sürecinin tersine dönmemesi için maske, mesafe ve temizlik konusu kritik önemdedir. Hiçbir şey geçmiş, aşılmış değil, virüs salgını bitmiş değil. Bunun herhangi bir tedavisi aşısı bulunmuş değil. O yüzden hepimizin dikkatli olması gerekiyor. Bu salgın karşısında hem tıbbi, hem sosyal hem de ekonomik birçok cephede etkin bir mücadele verdik.

Normalleşme sürecinin tersine dönmesi için maske mesafe temizlik önem taşıyor. Bu konuda önemli bir mücadele verdik. Bütün bu kazanımları korumamız gerekiyor. Dünyanın pek çok yerine yardımlarımızı göndermiştik. Sırbıstan’ın Sancak bölgesinden yardım istendi. Oraya da göndereceğiz. Bütün bu süreçte vatandaşımızın zarar görmemesi için bu sektörler desteklenmiştir. Avantajlı kredi tüketicileri oluşturulmuştur. Özellikle 1 milyon yazılımcı konusunda başvuru sayısı rekor düzeye ulaştı. 616 bin kişiye uılaştı bu. Projenin ne kadar isabetli bir proje olduğunu gösteriyor.

TERÖR ÖRGÜTLERİ AVRUPA’YI KULLANIYOR

Terörle mücadele konusunda Pençe-Kaplan Operasyonu şimdiye kadar yaptığımız operasyonların tamamlayıcısı olarak gündeme geldi. Silahlı kuvvetlerimizin bütün unsurlarıyla terörle mücadelede çok güçlü bir performans ortaya koyduğunu görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız, tespitlerimizi raporlar halinde sunmuştu. Fakat bizi tatmin eden adımlar atılmadı. Terör örgütleri Avrupa’yı kullanıyor. Bazı Avrupa ülkeleri terörizmi desteklemeyi sürdürüyor.

9 ÜLKE İLE “BATAKLIK” OPERASYONU

Bu operasyon tarihi bir adımdır. Bundan sonrasında da uyuşturucu satıcılarına kesinlikle göz açtırmayacağız.

FRANSA’YA ÇOK SERT LİBYA TEPKİSİ

Özellikle darbeci Hafter milislerinden kurtarılan Tarhuna’daki toplu mezarlar uluslararası kamuoyunda geniş bir yankı uyandırdı. BM İnsan Hakları Konseyi, Libya’daki insan hakları ihlaline ilişkin bir heyetin ve bir inceleme misyonunun kurulduğunu ifade etti. Burada garip olan şudur; darbeci Hafter’e ve işlediği cinayetlere destek veren Fransa’nın, bu toplu mezarların arkasında desteği bulunan Fransa’nın ikide bir çıkıp Türkiye’yi suçlaması kalkmaları basiretsizliktir. Macron’un eylemleri hukuka aykırıdır. Sayın Macron’a buradan ifade etmek isteriz; Libya’da suç işleyen sizsiniz, Libya’da tehlikeli bir oyun oynuyorsunuz.

İSRAİL’İN İLHAK PLANINA SERT ÇIKIŞ

Uluslararası düzeni sarsacak bir adımdır. Tüm dünyanın buna tepki vermesi gerekiyor. Bütün dünyayı somut eylemler koyacak, İsrail’i Batı Şeria’nın ihlakından vazgeçirecek adımlar atmaya bir kez daha çağırıyoruz.

‘TÜRK DONANMASI İLE ŞAKA YAPILMAZ’

Güney Kıbrıs Rum yönetiminin muhatabı Kuzey Kıbrıs Türk yönetimidir. Güney Kıbrıs’ın Türkiye tarafından muhatap alınması diye bir şey söz konusu değildir. Türkiye’ye karşı şununla bununla hareket etmeniz Türkiye’nin tavrını değiştirmez. Bu mahalle dayanışması gibi konulara biz gelmeyiz. Hukuk ve hakkaniyetle hareket ediyoruz ama Türk donanması ile şaka yapılmaz. Bu sizin boyunuzun ölçüsünü çok aşar.

SORULAR VE YANITLAR

Bugün sabahleyin Akbaşoğlu arkadaşımızın testi pozitif çıkınca, tedbir olarak böylesi bir yaklaşım ürettik. Daha önce de zaman zaman video konferans yaptığımız oldu. Tedbir olarak bir bakıma kendi kendimize böyle bir yöntemle sosyal mesafe, maske konusunda tedbirimizi uygulamış olduk.

Geçmişte bunların dersaneleri, televizyonları kapatılırken gidip kendilerini siper edenler. O süreçte kim bunların televizyonunu korumak için siper olmuşsa, yerlerde yuvarlanmışsa bugün FETÖ mücadelesinde gevşeme mi var diyorlar. Cumhur İttifakı FETÖ mücadelesinde son derece kararlıdır. Bu örgütün sinsi yöntemlerini bildiğimiz için eskiden daha dikkatli yürütüyoruz. Sayın Bahçeli’ye saldırmaya çalışanların FETÖ’cülerin kanallarını, gazetelerini korumak için fotoğrafları vardır.

FETÖ’ye karşı en ufak taviz verilmeyecektir. Şimdi siyasi ayak tartışması yapılıyor. MİT Müsteşarı’nı göz altına almaya, 17-15’ten sonra kimler bunlara kalkan oldular hep beraber görüyoruz. Sayın Bahçeli, Cumhur İttifakı ortada yokken, askeri vesayet dönemlerinde vesayete karşı, darbe düzenlerine karşı hassasiyetle mücadele etmiştir. Sayın Bahçeli’ye bu şekilde yaklaşımda bulunanların hepsinin FETÖ’nün kurumları önünde canlı kalkan olarak fotoğrafları ve beyanlarını gördüm. Cumhur İttifakı’nın tamamı FETÖ ve diğer örgütlerle mücadelede tam bir kararlılığa sahiptir.

Türk siyasi hayatıyla ilgili özel bir wikipedia yapmak lazım. Totaliter zihin diye bir madde açılsa iyi bir örnek olur. Totaliter zihinlerde devletle sivil toplum arasında fark yoktur. Meslek örgütü ile bir modelleme içerisine girilmeye çalışıyor. Şimdi bugün sözcüleri çıkmış, bunlar kamu kurumudur diyor. Avukatlar Türkiye’de kamu kurumu olarak maaş mı alıyorlar? Yapılmak istenen şu; bir çoğulculuk gerçekleştirilmeye çalışılıyor. Bir mecburiyet üzerinden, tekelcilik üzerinden yıllardır bu yapılarla ilgili eleştiriler biliniyor. Bu meslek örgütlerinde insanlar kendilerinin takdir ettiği yönetimler çerçevesinde farklı barolara üye olabilecekler. Bu savunmanın nitelikleri açısından hiçbir zarar verici yönü yok. Kılıçdaroğlu’nun örneğinden gidersek Türkiye’de sendikaları da teke düşürmek lazım.

Ne zaman sistemle ilgili tartışma yapsanız bunların aklına rejim krizi çıkarmak, Türkiye’nin bölünmesiyle ilgili kaygı oluşturmaktan başka bunların elinden bir şey gelmez. Verdiği örneğin başı ile sonu birbirine uymuyor. Totaliter zihin budur, meslek örgütü ile kamu kurumunu birbirine karıştırır. Yaptığımız iş baroların meslek örgütü olarak seçimler sonucunda oluşan iradenin yönetime yansıyacak bir modeldir. Savunmanın unsurlarını yönetimlere yansıtacak, savunma erkini daha da güçlendirecek bir model üzerinde çalışıyor arkadaşlarımız.

Bir ülke bir başka ülkeden silah ya da silah sistemi aldığı zaman bunu kullanmak için alıyor. Türkiye Cumhuriyeti patriot almak istedi vermediler ve S-400’de karar kılındı. Bir silah sistemi bir ülkeye satıldığı zaman son kullanıcı olarak satılır. Türkiye Cumhuriyeti açısından bakarsak Türkiye Cumhuriyeti köklü devlettir. Tüm ülkelerle ilişkilerde adımları atarken hesap ederek atar. Katsa yaptırımları yaklaşımı Türkiye Cumhuriyeti açısından doğru bir tavır olarak gündeme gelmez. Patriotlar konusunda irademizin müttefikimizin ABD tarafından değerlendirilmesini bekleriz.

Adalet Bakanlığı gereken değerlendirmeyi yapacaktır, usül ve yöntem açısından gereklilik görürse gerekli değerlendirmeyi yapar. Benim şöyle davranacaklar, şöyle olsun gibisinden Adalet Bakanlığı ve yargının görev alanına giren istikamet verici açıklamada bulunmam siyaseten ve hukuken doğru olmaz.