İş insanı Mubariz Gurbanoğlu’nun, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) kapsamında “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmasına başlandı.

Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) kapsamında “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan yargılanan iş insanı Mubariz Gurbanoğlu’nun, sağlık durumunun cezaevi koşullarına uyup uymadığının belirlenebilmesi için Adli Tıp Kurumuna sevkine ve tutukluluk halinin devamına karar verildi.

İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesindeki ilk duruşmaya, tutuklu sanık Mubariz Mansimov Gurbanoğlu ile avukatları katıldı.

Suçlamaların okunmasının ardından savunması sorulan Gurbanoğlu, iddianamenin “tamamıyla yalan dolu, hayal gücünü aşmış” ifadelerden oluştuğunu savundu.

Gurbanoğlu, 1993’ten beri İstanbul’da ailesiyle yaşadığını ve 2007’de Türk vatandaşlığını alıp diğer bütün yabancı vatandaşlıklarından çıktığını anlatarak, “Aleyhimde ifade veren tanıkların beyanları asılsızdır, iftiradır. Bu kişiler benim şirketlerimde üst düzey yönetici pozisyonlarında çalıştı. Bunlardan birkaçının işlerine, şirketime mali anlamda zarar vermeleri, şirketlerimi dolandırmaları nedeniyle son vermiştim. İşlerine son verildiği gibi mahkemelere başvurulmuştur, dolandırıcılık ve zarar verme suçlarından, yalan ihbar, yalan ifadeler vermelerinden. 4 senedir davalar sürüyor.” diye konuştu.

Hakkında 2017’de FETÖ kapsamında “terör örgütüne üye olmak” suçundan soruşturma başlatıldığını ve 2019 yılının Mayıs ayında takipsizlik kararı verildiğini belirten Gurbanoğlu, “Hayatım boyunca ByLock kullanmadım. FETÖ ile alakalı dernek veya sendikaya üye olmadım. Bu hain örgütün hiyerarşisi içinde bulunmadım, örgüte katılmadım.” dedi.

Şirketinden 2016 yılında kovulanların 4 yıl sonra bir anda ortaya çıkıp organize şekilde kendisini FETÖ ile suçlamalarının, kendisine kurdukları komplonun bir parçası, duydukları kin ve düşmanlığın açık göstergesi olduğunu savunan Gurbanoğlu, HTS kayıtları incelendiğinde kimin FETÖ’cü olacağının görüleceğini öne sürdü.

FETÖ elebaşı Fetullah Gülen ile 2 kez görüştüğünü anlatan Gurbanoğlu, hayatı boyunca FETÖ’ye tek kuruş yardımda bulunmadığını savundu.

Sanık Gurbanoğlu, suçlamaları kabul etmeyerek, beraat ve tahliye talebinde bulundu.

Mubariz Gurbanoğlu, “Kaçsam 2017’de hakkımda soruşturma yürütüldüğünü söyledikleri zaman kaçardım. Her gün Boğaz’dan iki üç gemim geçiyordu. İstesem birine atlayıp giderdim, kimsenin de ruhu duymazdı. Bu memleketten hiçbir yere gitmem.” ifadelerini kullandı.

TANIKLAR DİNLENDİ

İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, tutuklu sanık Mubariz Mansimov Gurbanoğlu’nun ve avukatlarının savunmalarının alınmasının ardından 7 tanığın beyanı alındı.

Gurbanoğlu’nun sekreterliğini yaptığı belirtilen tanıklardan Natalia Aliyeva, 30 Ağustos 2000’den beri Gurbanoğlu’nun yanında çalıştığını dile getirerek, Rusça ve İngilizce bildiği için orada çalışmaya başladığını anlattı.

Aliyeva, FETÖ’nün darbe girişiminde bulunduğu 15 Temmuz 2016 gecesiyle ilgili tanıklığının sorulması üzerine, 15 Temmuz günü Gurbanoğlu’nun kendisine “Ahmet Hamdi Vural ile ilgili ne varsa yok et.” dediğini söyledi. Aliyeva, Gurbanoğlu’nun kendisine verdiği bir doları da saklamasını istediğini ifade etti.

Tanıklardan Mehmet Çelik, 2016-2018 yılları arasında Mubariz Gurbanoğlu’nun yanında çalıştığını ve 15 Temmuz 2016’dan yaklaşık 1 ay önce şirkette, bir yöneticinin odasında söylediği cümleye şahit olduğunu öne sürerek, “Mubariz Bey konuşmasında, ‘Bunların hepsi gelip geçici, hoca efendi bir gün gelecek.’ dedi.” ifadesini kullandı.

Duruşmada dinlenilen diğer tanıklardan bazıları da “Mubariz Gurbanoğlu’nun, FETÖ ile hiçbir ilgisinin olmadığını, 2014 veya 2015’li yıllarda şirket çalışanlarına FETÖ ile ilgisi olan hiç kimseyi işe almamaları, otellerine veya kurumlarına almamaları talimatı verdiğini, Rusya’daki bir gazetede Fetullah Gülen’in övülmesi üzerine orada suç duyurusunda bulunup aleyhe haber yaptırdığını” anlattı.

ARA KARAR

Cumhuriyet savcısı, sanık Gurbanoğlu’nun sağlık durumunun cezaevi şartlarına uyup uymadığının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumuna sevk edilmesi ve tutukluluk halinin devamına karar verilmesi talebinde bulundu.

Verilen aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanık Mubariz Gurbanoğlu’nun bu halinin devamına hükmetti.

Sağlık durumunun cezaevi şartlarına uygun olup olmadığının belirlenmesi için sanığın Adli Tıp Kurumuna sevkini de kararlaştıran heyet, duruşmayı 9 Aralık’a erteledi.