Sözcü yazarı Emin Çölaşan, kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in Türkiye’nin kredi notunu düşürmesini yazdı.

Şu ilginç rastlantıya bakınız ki, Moody’s’in Türkiye ile ilgili olumsuz raporu açıklandıktan hemen sonra çok önemli bir karar alındı” diyen Çölaşan, “Doğu Akdeniz’de arama ve sondaj faaliyetleri yapmakta olan Oruç Reis gemimiz Antalya limanına doğru çekilmek zorunda kaldı. Bizi yönetenler ‘Gemi zaten Antalya’ya dönüş yapacaktı, program öyle idi’ demiş olsalar da gerçek pek öyle değil gibi görünüyor” ifadelelerini kullandı.

Sözcü Gazetesi’nden Emin Çölaşan’ın yazısından ilgili kısım şöyle:

Sevgili okurlarım bütün dünya, hangi ülke olursa olsun bir takım uluslararası kuruluşların etkisiyle yönetiliyor.

İstesek de istemesek de bu iş böyle.

Bunların bir bölümü, adına uluslararası derecelendirme kuruluşu denilen büyük şirketlerden oluşuyor.

En önemlileri şunlar:

Fitch Rating.

Standart and Poor’s.

Moody’s.

★★★

Bunların çok önemli uzmanları var…

Sizin ülke ekonominizi her yönüyle ele alıp didik didik ediyorlar ve belki sizin bile farkında olmadığınız gerçeklerle birlikte rakamları da ortaya döküyorlar…

Ve çok basitçe anlatıyorum, sonuçta bir karar veriyorlar:

“Ekonomi olumlu yönde gitmektedir, notu yükseltilmiştir…”

“Ekonomi zayıflamıştır, yatırım yapılması risklidir, notu düşürülmüştür…”

Birinci şık gerçekleşirse iyi!

Ancak ikincisi gerçekleştiği takdirde vaziyet ayva!..

Zira bunların açıkladığı raporları bütün dünya izliyor ve ona göre karar veriyor.

★★★

Rapor olumsuz olduğu takdirde o ülkede faizler ve işsizlik artıyor, döviz yükselişe geçiyor, yatırımlar yavaşlıyor.

Şimdi son olarak Moody’s Türkiye’nin notunu birdenbire düşürdü…

Ve Türkiye, bu açıklamayla birlikte en az gelişmiş Afrika ülkeleriyle aynı düzeye indirilmiş oldu.

Dilerim olmaz ama bunun da yankılarını çok yakında görmeye başlayacağız.

Her üç kuruluşun raporlarında da hep en alt düzeyde gitmekteyiz.

★★★

Dünya liderimiz Recep Bey bu son Moody’s raporundan sonra da konuşmayı sürdürdü!

“Bu karar bizim için yok hükmündedir.”

Bizde her şey bu kadar basit.

Eğer açıklanan bilgi ve belgeler hoşlarına gidiyorsa ne âlâ, onlardan iyisi yok!

Ama eğer olumlu değilse, bizi hiç ırgalamaz!

★★★

Evet…

Beğenelim veya beğenmeyelim, bu uluslararası derecelendirme kuruluşlarının raporları bütün dünyaya yön veriyor.

Ve raporlarda açıklanan hususlar sadece ülke ekonomisini bir bütün olarak ele almıyor, aynı zamanda o ülkede yatırım yapmayı planlayan büyük sermayeyi de olumlu veya olumsuz yönde etkiliyor.

Yani siz istediğiniz kadar “Biz bunu kabul etmiyoruz, yok hükmündedir” falan deyin, dünya gerçekleri ne yazık ki değişmiyor…

★★★

Sevgili okurlarım, şu ilginç rastlantıya bakınız ki, Moody’s’in Türkiye ile ilgili olumsuz raporu açıklandıktan hemen sonra çok önemli bir karar alındı:

Doğu Akdeniz’de arama ve sondaj faaliyetleri yapmakta olan Oruç Reis gemimiz Antalya limanına doğru çekilmek zorunda kaldı. Bizi yönetenler “Gemi zaten Antalya’ya dönüş yapacaktı, program öyle idi” demiş olsalar da gerçek pek öyle değil gibi görünüyor.

★★★

Burada defalarca ve ısrarla söyledim…

Bu gibi ulusal sorunlar öyle bağırıp çağırmakla, gözünüzü çıkarırız, mahvederiz gibi sözlerle tehdit edip posta koymakla çözülmez.    Gerçekçi olalım lütfen, bunu sadece bize değil kimseye yedirmezler.

Şimdi bu gerçekle bir kez daha yüz yüze geldik.

AB’nin Akdeniz ülkeleri bildiri yayınlayıp Yunanistan’a destek vermeye, Türkiye’ye kısıtlamalar getirmeye karar verdiler.

ABD, Kıbrıs Rum yönetimine silah satma kararı aldı…

Ekonomide kredi derecelendirme notumuz düşürüldü…

Ve bizi yönetenler sıkışınca apar topar açıklama yapıp “Diplomasi masasına oturmaya hazırız” demeye başladılar…

Ve karşı tarafa bir jest yapıp Oruç Reis gemisini Antalya’ya çektiler!

Dolayısıyla, posta koyma ve sert çıkma konusunda ilk kez geri adım atmak zorunda kalmış oldular…